Şema Terapi
“Neden farklı kişilerle benzer ilişki sorunları yaşıyorum?”, “Bunun bana iyi gelmediğini bildiğim hâlde neden aynı tepkiyi veriyorum?” veya “Neden küçük bir…
Nilay Burhanoğlu
Yayın tarihi:
7 dk okuma
“Neden farklı kişilerle benzer ilişki sorunları yaşıyorum?”, “Bunun bana iyi gelmediğini bildiğim hâlde neden aynı tepkiyi veriyorum?” veya “Neden küçük bir olay bende bu kadar yoğun bir duygu yaratıyor?” gibi sorular, tekrar eden psikolojik örüntülere işaret edebilir.
Şema terapi, kişinin yaşamında tekrarlayan duygu, düşünce, ilişki ve davranış örüntülerini anlamaya ve değiştirmeye odaklanan bütünleştirici bir psikoterapi yaklaşımıdır. Güncel sorunların yanında, bu sorunları besleyebilen erken dönem deneyimlerini, temel duygusal ihtiyaçları ve başa çıkma biçimlerini de ele alır. Kökleşmiş psikolojik örüntülerin nasıl geliştiğini, hangi durumlarda tetiklendiğini ve bugün nasıl sürdüğünü anlamayı; kişinin ihtiyaçlarına daha sağlıklı yollarla yanıt verebilmesini amaçlar.
Şema terapi nedir?
Şema terapi, Jeffrey E. Young ve çalışma arkadaşları tarafından geliştirilmiştir. Bilişsel davranışçı terapiyi; bağlanma kuramı, gelişimsel yaklaşımlar, psikodinamik kavramlar ve deneyimsel yöntemlerle bir araya getirir (Young et al., 2003). Bu nedenle yalnızca düşüncelere değil; duygulara, bedensel tepkilere, anılara, ilişki örüntülerine ve davranışlara da odaklanır.
Bugünkü örüntüleri anlamak için kişinin geçmiş yaşantısı yardımcı olduğu ölçüde ele alınır. Amaç geçmişte kalmak değil, geçmişle bugün arasındaki bağlantıyı kurarak şimdiki yaşamda yeni seçenekler geliştirmektir.
Modelin temel kavramları şunlardır:
• Erken dönem uyumsuz şemalar: Kişinin kendisi, diğer insanlar ve ilişkiler hakkında geliştirdiği geniş ve köklü örüntülerdir.
• Başa çıkma biçimleri: Şema tetiklendiğinde kişi teslim olma, kaçınma veya aşırı telafi etme eğilimi gösterebilir.
• Şema modları: Belirli bir anda öne çıkan duygu, düşünce ve başa çıkma durumlarını anlatır.
• Temel duygusal ihtiyaçlar: Güvenli bağlanma, özerklik, kendini ifade edebilme, kendiliğindenlik ve gerçekçi sınırlar gibi sağlıklı gelişim için önemli görülen ihtiyaçlardır.
Erken dönem uyumsuz şema ne demektir?
Şema, yalnızca “Ben yetersizim” gibi bir düşünceden ibaret değildir. Duyguları, anıları, bedensel duyumları ve kişinin kendisiyle ya da başkalarıyla ilgili anlamlandırmalarını içerebilir. Bir şema sürekli etkin olmayabilir; onunla ilişkili bir olay yaşandığında tetiklenebilir.
Örneğin terk edilme şeması etkinleşen biri, yakınındaki kişinin kısa süreli uzaklaşmasını ilişkinin biteceğinin işareti olarak yorumlayabilir. Yoğun kaygıyla karşısındakine daha fazla yaklaşabilir, güvence arayabilir veya incinmemek için ilişkiden önce kendisi çekilebilir. Aynı şema farklı kişilerde farklı başa çıkma tepkileriyle görülebilir.
Şema terapi modelinde tanımlanan 18 erken dönem uyumsuz şema, beş şema alanı altında ele alınır. Ancak bir listede kendinizden izler bulmanız klinik bir tanı anlamına gelmez.
Şemalar neden oluşur?
Şema terapiye göre şemaların gelişimini tek bir nedene bağlamak doğru değildir. Doğuştan gelen mizaç, bakım verenlerle ve akranlarla kurulan ilişkiler, çevresel koşullar ve önemli yaşam deneyimleri birlikte etkili olabilir (Young et al., 2003).
Çocuklukta ihtiyaçların zaman zaman karşılanmaması olağandır. Model açısından daha önemli olan; uzun süreli ihtiyaç engellenmeleri, örseleyici yaşantılar, aşırı korunma veya duyguların sürekli geçersizleştirilmesidir. Yine de benzer deneyimler yaşayan herkes aynı şemaları geliştirmez. Geçmişi tek bir nedene indirgemeden bu bağlantıları anlamaya yardımcı olan çerçevelerden biri beş temel duygusal ihtiyaçtır.
Şema modları nedir?
Şema modları, kişinin belirli bir anda içinde bulunduğu duygusal-bilişsel-davranışsal durumu anlatır. Örneğin kişi bir anda kendisini yalnız ve korunmasız hissedebilir; hemen ardından duygularından uzaklaşabilir veya kendisini sert biçimde eleştirmeye başlayabilir. Şema terapi bu değişimleri farklı modların etkinleşmesi üzerinden anlamlandırır.
Terapinin önemli amaçlarından biri, kişinin ihtiyaçlarını fark edebilen, duyguları düzenleyebilen ve gerçekçi sınırlar kurabilen Sağlıklı Yetişkin modunu güçlendirmektir.
Şema terapi nasıl uygulanır?
Şema terapi herkese aynı sırayla uygulanan sabit bir teknikler listesi değildir. Süreç kişiye göre yapılandırılır ve genel olarak şu aşamaları içerebilir:
Değerlendirme ve vaka kavramsallaştırması: Güncel sorunlar, yaşam öyküsü, tetikleyici durumlar ve başa çıkma tepkileri değerlendirilir. Ölçekler kullanılabilse de tek başına tanı koymaz. Terapist ve danışan, geçmişle bugünkü döngüler arasındaki bağlantıları gösteren kişiye özgü bir kavramsallaştırma oluşturur.
Örüntüleri fark etme: Kişi, şema ve modlarının ne zaman etkinleştiğini ve gündelik yaşamdaki döngüyü daha erken fark etmeyi öğrenir.
Değişim çalışmaları: Bilişsel, deneyimsel, davranışsal ve ilişki odaklı yöntemlerle kökleşmiş yorumlar yeniden değerlendirilir; daha sağlıklı tepkiler aşamalı olarak denenir.
Yeni örüntüleri güçlendirme: İhtiyaçları ifade etmek, sınır koymak veya ilişkilerde farklı bir tepki denemek gibi yeni örüntüler günlük yaşamda güçlendirilir.
Hedef geçmişi silmek veya bir daha hiç tetiklenmemek değildir. Şemanın etkisinin azalması, daha erken fark edilmesi ve kişinin ihtiyaçlarına daha sağlıklı karşılık verebilmesi amaçlanır.
Şema terapi teknikleri nelerdir?
Teknik seçimi, değerlendirmeye ve kişinin duygusal güvenliğine göre yapılır. Sık kullanılan yöntemler şunlardır:
• Bilişsel çalışmalar: Katı yorumların kanıtlarla değerlendirilmesi.
• İmgeleme ve sandalye çalışmaları: Duygulara ve ihtiyaçlara yaşantısal düzeyde ulaşılması.
• Davranışsal örüntü kırma: Daha işlevsel davranışların planlanıp denenmesi.
• Sınırlı yeniden ebeveynlik: Terapistin mesleki sınırlar içinde güvenli ve ihtiyaçlara duyarlı bir ilişki sunması.
• Empatik yüzleştirme: Başa çıkma tepkisinin işlevini anlarken güncel bedellerini ele alma.
Deneyimsel teknikler, kişinin isteği ve hazır oluşu gözetilerek uygulanmalıdır. Özellikle yoğun travmatik yaşantılar veya güncel güvenlik riskleri varsa hız ve yöntem klinik değerlendirmeye göre belirlenir.
Şema terapi kimlere uygulanabilir?
Şema terapi başlangıçta, uzun süredir devam eden ve klasik bilişsel yaklaşımlarla yeterince değişmeyen örüntüler için geliştirilmiştir. Günümüzde özellikle kişilik bozuklukları, kalıcı ilişki güçlükleri, yoğun öz eleştiri, tekrarlayan kaçınma ve duygu düzenleme sorunları gibi alanlarda değerlendirilebilmektedir.
Bilimsel kanıtlar her problem için eşit güçte değildir. Araştırma desteği kişilik bozukluklarında, özellikle sınırda kişilik bozukluğunda daha güçlüdür (Arntz et al., 2022; Bamelis et al., 2014; Giesen-Bloo et al., 2006; Zhang et al., 2023). Depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres ve yeme sorunları gibi başka alanlarda da çalışmalar vardır (Taylor et al., 2017).
Şema terapi ne kadar sürer?
Şema terapi için herkes açısından geçerli sabit bir seans sayısı yoktur. Süre; ele alınan sorunun niteliğine, örüntülerin ne kadar süredir devam ettiğine, terapi hedeflerine, seans sıklığına ve eşlik eden güçlüklere göre değişebilir.
Yerleşik kişilik örüntülerinin çalışıldığı durumlarda terapi daha uzun sürebilir. Daha sınırlı bir hedef için daha kısa bir plan yapılabilir. İlk görüşmede kesin süre vaadi vermek yerine, değerlendirme ilerledikçe hedeflerin ve gidişatın birlikte gözden geçirilmesi daha gerçekçidir.
Şema terapi ile bilişsel davranışçı terapi arasındaki fark nedir?
Şema terapi, bilişsel davranışçı gelenekten gelişmiştir; ancak bazı alanları daha belirgin biçimde vurgular:
• Güncel düşüncelerin yanında yaşam boyu tekrarlayan örüntülere odaklanır.
• Erken dönem deneyimlerini ve temel duygusal ihtiyaçları ele alır.
• İmgeleme ve sandalye çalışması gibi deneyimsel yöntemlere geniş yer verir.
• Terapi ilişkisini değişimin etkin araçlarından biri olarak kullanır.
• Hızla değişebilen duygusal durumları şema modlarıyla kavramsallaştırır.
Bu farklar iki yaklaşımın karşıt olduğu anlamına gelmez. Şema terapi, bilişsel davranışçı yöntemleri başka kuramsal ve deneyimsel araçlarla genişleten bütünleştirici bir yaklaşımdır.
Bilgilendirme notu:
Bu içerik psikoeğitim amacıyla hazırlanmıştır. Tanı, tedavi veya kişiye özel psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Acil risk durumlarında bulunduğunuz yerdeki acil yardım hizmetlerine başvurun.
Kaynakça
Arntz, A., Jacob, G. A., Lee, C. W., Brand-de Wilde, O. M., Fassbinder, E., Harper, R. P., Lavender, A., Lockwood, G., Malogiannis, I. A., Ruths, F. A., Schweiger, U., Shaw, I. A., Zarbock, G., & Farrell, J. M. (2022). Effectiveness of predominantly group schema therapy and combined individual and group schema therapy for borderline personality disorder: A randomized clinical trial. JAMA Psychiatry, 79(4), 287–299. https://doi.org/10.1001/jamapsychiatry.2022.0010
Bamelis, L. L. M., Evers, S. M. A. A., Spinhoven, P., & Arntz, A. (2014). Results of a multicenter randomized controlled trial of the clinical effectiveness of schema therapy for personality disorders. American Journal of Psychiatry, 171(3), 305–322. https://doi.org/10.1176/appi.ajp.2013.12040518
Giesen-Bloo, J., van Dyck, R., Spinhoven, P., van Tilburg, W., Dirksen, C., van Asselt, T., Kremers, I., Nadort, M., & Arntz, A. (2006). Outpatient psychotherapy for borderline personality disorder: Randomized trial of schema-focused therapy vs transference-focused psychotherapy. Archives of General Psychiatry, 63(6), 649–658. https://doi.org/10.1001/archpsyc.63.6.649
International Society of Schema Therapy. (t.y.). Schema therapy central concepts. Erişim tarihi 3 Eylül 2026, https://schematherapysociety.org/Schema-Therapy
Taylor, C. D. J., Bee, P., & Haddock, G. (2017). Does schema therapy change schemas and symptoms? A systematic review across mental health disorders. Psychology and Psychotherapy: Theory, Research and Practice, 90(3), 456–479. https://doi.org/10.1111/papt.12112
Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema therapy: A practitioner’s guide. Guilford Press.
Zhang, K., Hu, X., Ma, L., Xie, Q., Wang, Z., Fan, C., & Li, X. (2023). The efficacy of schema therapy for personality disorders: A systematic review and meta-analysis. Nordic Journal of Psychiatry, 77(7), 641–650. https://doi.org/10.1080/08039488.2023.2228304
Bu yazıyı paylaşın